Şimdi yükleniyor
×

Safa ve Merve Allah’ın Şiarlarındandır:

Bakara 158

Safa ve Merve Allah’ın Şiarlarındandır: Takvanın Nişanesi Olarak Hürmet

Teberrükün (eşya ve mekân üzerinden bereketlenme ve saygı gösterme) meşruiyetine dair dördüncü delilimiz, haccın en önemli duraklarından olan Safa ve Merve tepeleridir. Rabbimiz Bakara suresi 158. ayet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz Safa ve Merve Allah’ın şiarlarındandır.” (Bakara 158)

Şiar Nedir ve Şiara Hürmet Ne Anlama Gelir?

Safa ve Merve, aslında birkaç metre boyunda iki küçücük tepedir. Ancak Cenab-ı Hak bu tepeleri sıradan birer toprak yığını olmaktan çıkarıp, onlara “Allah’ın şiarları” (İslam’ın sembolleri ve işaretleri) vasfını yüklemiştir.

Peki, bir şey Allah’ın şiarı olunca ona nasıl davranmalıyız? Bu sorunun cevabını da Hac suresi 32. ayet-i kerime vermektedir:

“Kim Allah’ın şiarlarına saygı (tazim) gösterirse, şüphesiz bu kalplerin takvasındandır.” (Hac 32)

Ayetlerin hükmü gayet açıktır:

  1. Safa ve Merve, Allah’ın şiarıdır.
  2. Allah’ın şiarlarına saygı göstermek, kalpteki takvanın bir neticesidir.

Dolayısıyla, bu iki tepeye hürmet gösteren “müttaki” (takva sahibi), göstermeyen ise Kur’an’ın ifadesiyle kalbinde takva bulunmayan kimsedir.


“Eşya Mukaddes Olmaz” Diyenlerin Mantık Çöküşü

Teberrükü ve kutsal değerlere hürmeti reddedenler; “Eşya mukaddes olamaz, taşa toprağa saygı göstermek şirktir” diyerek ortaya çıkarlar. Şimdi bu mantığa Kur’an penceresinden bakalım:

  • Madem eşyaya hürmet şirk, o halde Safa ve Merve tepelerine gidip saygısızlık yapabilir misiniz? Üstünü kirletip sıradan bir taş yığını muamelesi yapabilir misiniz?
  • Diyebilir misiniz ki: “Bu da tepe, bizim köydeki de tepe; aralarında hiçbir fark yok!”

Bunu diyemezsiniz! Çünkü birini Allah “şiar” kılmış ve ona özel bir makam vermiştir; sizin köyünüzdeki tepe ise böyle bir vasfa sahip değildir. Köydeki tepeye gösterdiğiniz sıradan muameleyi Safa ve Merve’ye yapamazsınız. İşte bu ayrımı yapmak ve o tepeye “Allah’ın nişanesi” olduğu için hürmet etmek, şirk değil bizzat takvadır.


Sakal-ı Şerif Bir Tepeden Daha mı Az Kıymetlidir?

Meseleyi yine o meşhur itiraza, Sakal-ı Şerif ziyaretine getirelim. Teberrükü inkâr eden zihniyete sormak gerekir:

  • Bir tepe (Safa ve Merve) İslam’ın şiarı olabiliyor ve ona hürmet takvadan sayılıyor da; kâinatın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Peygamber Efendimiz (a.s.m.)’ın mübarek sakalı niçin bir şiar ve hürmet vesilesi olmasın?
  • Peygamberimizin mübarek bir parçasının (Sakal-ı Şerif), Allah katında iki küçük tepecik kadar değeri yok mudur?
  • Âlemlerin Rabbi, iki tepeye hürmeti takvanın şartı kılarken; en sevgili kulu ve elçisinin hatırasına gösterilen hürmeti mi şirk kabul edecek?

Sonuç: Takva mı, Yoksa Katılık mı?

Kur’an-ı Kerim, Safa ve Merve’ye saygı gösterenlere “kalbi takva sahibi” derken; bu zihniyet, Peygamber hatırasına (Sakal-ı Şerif’e) hürmet edenlere “müşrik” damgası vurmaktadır.

Hâlbuki şu bir hakikattir: Hürmet eşyanın kendisine değil, o eşyayı mukaddes kılan Allah’a ve o eşyanın temsil ettiği manayadır. Kalbinde zerre miktar Peygamber sevgisi ve takva olan bir mümin, Resulullah’tan bir parçaya karşı asla hürmetsizlik edemez.

Ehl-i insafın vicdanına soruyoruz: Allah’ın şiarlarına hürmet mi tevhide uygundur, yoksa her mukaddes hatırayı put sayıp reddetmek mi?

Bir Cevap Yazın

Kürsüdeki Mücadele sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin